Çocuk ve Ergenlerde Sosyal FobiBursa Nilüfer · Online Türkiye

Sosyal fobi, kişinin bulunduğu ortamdaki diğer insanlar tarafından yargılanacağı, eleştirileceği, aşağılanacağı ya da utanç duyacağı şekilde davranacağı yönünde sürekli korku duyma durumudur. Sosyal fobisi olan çocuk ve ergenler, bulundukları sosyal çevrelerde veya yetenek gerektiren durumlarda olumsuz değerlendirileceği konusunda aşırı endişe yaşar; düşünceleri olumsuz yönde harekete geçer, hareket edemez, içine kapanır ve bedensel gerginlik yaşar. Sosyal fobinin başlangıç yaşı çok erkendir, 10 yaşın altında başlar; temelleri çocukluk yıllarında atılır.

Belirtiler

  • Sınıfta el kaldırmaktan, kalabalık önünde konuşmaktan kaçınma
  • Yeni ortamlara girerken yoğun fiziksel kaygı (titreme, terleme, kızarma)
  • Akran etkileşiminden kaçınma, içe kapanma
  • Telefon görüşmesi, restoranda sipariş verme gibi günlük durumlardan kaçınma
  • Performans öncesi yoğun ön kaygı ve sonrasında uzun süreli kendini eleştirme
  • Okul devamsızlığı, başarıda düşüş ve sosyal ilişkilerde zayıflama

Ne Zaman Destek Alınmalı?

Sosyal kaygı çocuğun arkadaşlık ilişkilerini, akademik başarısını veya günlük işlevselliğini etkiliyor; okula gitmekten kaçınma noktasına ulaşmışsa erken müdahale önemlidir. Sosyal fobi, ne kadar erken fark edilirse tedavi sürecine o kadar olumlu yansır.

Yaklaşımımız

Bilişsel davranışçı yaklaşım temel alınarak çocuk ya da ergenin sosyal durumlarda devreye giren olumsuz otomatik düşünceleri belirlenir ve sorgulanır. Kademeli maruz bırakma teknikleriyle korkulan sosyal ortamlara güvenli bir şekilde yaklaşılır. Sosyal beceri eğitimi, atılganlık ve özgüven çalışmalarıyla desteklenir. Aileye, çocuğunu kaçınma davranışlarına teşvik etmeden nasıl destekleyeceğine dair rehberlik verilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır. Utangaçlık bir mizaç özelliğidir; kişi yeni ortamlarda çekingen olsa da zamanla uyum sağlar ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkilenmez. Sosyal fobide ise yargılanma korkusu yoğun fiziksel kaygıya, kaçınma davranışına ve okul-arkadaşlık-akademik alanlarda belirgin işlev kaybına yol açar. Sosyal fobi klinik düzeyde bir kaygı bozukluğudur.

Sınıfta el kaldırmaktan, kalabalık önünde konuşmaktan kaçınma; yeni ortamlara girerken titreme, terleme, kızarma; akran etkileşiminden çekilme; telefon görüşmesi gibi günlük durumlardan kaçınma; performans öncesi yoğun kaygı ve sonrasında uzun süreli kendini eleştirme tipik belirtilerdir. Bu belirtiler 6 aydan uzun sürüyor ve günlük işlevselliği etkiliyorsa profesyonel değerlendirme gerekir.

Bilişsel davranışçı terapi (BDT), sosyal fobide birinci basamak tedavidir. Olumsuz otomatik düşünceler tanımlanır ve sorgulanır; kademeli maruz bırakma teknikleriyle korkulan ortamlara güvenli biçimde yaklaşılır. Sosyal beceri eğitimi, atılganlık ve özgüven çalışmaları ile süreç desteklenir. Genellikle 12-20 seans yeterli olur.

Müdahale edilmediğinde sosyal fobi belirtileri yaşla birlikte azalmaz; aksine pekişir ve okul devamsızlığı, akademik başarısızlık, ergenlikte depresyon ve yetişkinlikte iş-evlilik uyum güçlüklerine zemin hazırlar. "Büyüyünce geçer" beklentisi, en kritik müdahale penceresinin kaçırılmasına yol açar. 10 yaş altında temelleri atılan bu durum, erken müdahaleyle olumlu yanıt verir.

Kaçınma davranışını desteklemekten kaçının ("Konuşmak istemiyorsan zorlamayalım" tekrarlanırsa fobi pekişir). Küçük adımlarla yüzleşme planlayın: önce tanıdık ortamda kısa konuşma, sonra daha kalabalıkta. Başarıları somut biçimde takdir edin. Kendi sosyal kaygınızı modellemeye dikkat edin; çocuklar ebeveynin tepki kalıplarını içselleştirir.

Çocuk ve Ergenlerde Sosyal Fobi İçin Bilgi Alın

Çocuğunuz için uygun yaklaşımı birlikte belirleyelim.

Randevu Al — 0535 263 12 50